Ana Sayfa
Her limanda önüne konan yüzlerce sayfa kıymetli evrağı özümseyip tereddüt etmeden altına imzanı basacak kadar kural nizam bileceksin. Gittiğin her yerde bir milletin temsilcisi olup, bir konsolos kadar diplomat, işverenin özel literatürde söylediğini anlayacak kadar iktisatçı olacaksın. Bir mühendis kadar mekanikten anlayacaksın. İyi bir makine mühendisinin her söylediğini özümseyecek, hiç düşünmeksizin hidrodinamik ve hidrostatik kurallarını uygulayabileceksin.
Bir oşinograf gibi denizleri anlayacak, astronom gibi yıldızları tanıyacak ve meteroloji uzmanı gibi rüzgarları koklayacaksın. Elli kişinin iaşe ve ibadesini, restoranı da içinde olan bir otelin işletmesini yapar gibi sağlayıp, maaşları dahil tüm hesaplarını kuruş kuruş tutacaksın.
Otuz kişilik bir fabrikanın personel müdürlüğünü yapacak, eşinden, çocuğundan, sevdiklerinden ayrı sorunlarla yüklü insanların (kendin dahil) ruh sağlığını da koruyacak kadar psikoterapist olacaksın. Her türlü hastalıkta derman dağıtabilecek kadar doktor olacaksın.
Tüm bunları gereği gibi yapabilmeyi başardığına kendin inanabildiğin gün saçların ağarmış, kamburun da çıkmış olacak. Ve yine aynı soruyu soracaklar: "Ne iş yaparsın sen?" ve yine aynı cevabi vereceksin öğünmeden:
"Kaptanım". Umursamazca verilen cevaba ve yaşının gençliğine bakanlar yine soracak, yine, yine soracaklar hayretle
" Yani simdi su KOCAMAN gemileri sen mi sürüyorsun?? "
![]() |
Gemi Kaptanları grubuna abone ol |
Bu grubu ziyaret et |